Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Kumar

Bu yazıyı paylaşın:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Kumar

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE KUMAR

Özet

Kumar, yasa dışı bahis ve şans oyunları Antik Çağ’dan günümüze dek insanlığın ele aldığı bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kumar, Roma Hukukunda yasaklanmış hatta o dönem en ağır yaptırım olan şerefsizlik yaptırımına tabi tutulmuştur. Günümüz Türk Hukukuna yansımalarını da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun“Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama” başlıklı 228. Maddesinde görmekteyiz. Çalışmanın esas konusunu oluşturan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kumar suçları ise üç aşamalı süreçten geçerek günümüze getirilmiştir. 1878-1960 yılları arasında İngiliz Koloni yönetiminin yapmış olduğu yasalar K.K.T.C.’de kumar ve yasa dışı bahis suçlarının ilk örnekleri olarak yer almaktadır. K.K.T.C. tarihinde kumar ve yasa dışı bahis suçlarının diğer örnekleri olarak 1960-1963 yılları arasında Kıbrıs Cumhuriyeti Temsilcileri Meclisince çıkartılan yasalar ve halen daha yürürlükte olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 1983 tarihli yasaları yer almaktadır. 1963-1983 tarihleri arasında ise Kıbrıs Türk Yönetimlerince muhtelif yasalar çıkartılmıştır. Türk hukukundan farklı bir pratik izleyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir çok farklı hukuk disiplinini bir arada uygulamaktadır çalışmada kısaca kumar ve bahis hukukuna ilişkin düzenlemeler ve bu düzenlemelerin ihlali halinde uygulanacak ceza normları tartışılacak kısaca İngiliz Kumar yasasından da bahsedilecektir.

Anahtar Kelimeler: Ceza Hukuku, Yasa Dışı Kumar ve Bahis, Ceza Hukukunun Yer Ve Zaman Bakımından Uygulanması

Abstract

Gambling, illegal betting and games of chance have emerged as a subject that humanity has dealt with from the Ancient Age to the present day. Gambling was prohibited in Roman Law and was even subjected to dishonor, the heaviest sanction at that time. We see its reflections on today’s Turkish Law in Article 228 of the Turkish Penal Code No. 5237, titled “Providing a Place and Opportunity for Gambling”. Gambling crimes in the Turkish Republic of Northern Cyprus, which is the main subject of the study, have been brought to the present day by going through a three-stage process. The laws made by the British Colonial administration between 1878-1960 are the first examples of gambling and illegal betting crimes in the TRNC. Other examples of gambling and illegal betting crimes in the history of the TRNC are the laws enacted by the House of Representatives of the Republic of Cyprus between 1960-1963 and the 1983 laws of the Turkish Republic of Northern Cyprus, which are still in effect. Various laws were enacted by the Turkish Cypriot Administrations between 1963-1983. Following a different practice from Turkish law, the TURKISH REPUBLIC of NORTH CYPRUS applies many different legal disciplines together. In this study, the regulations on gambling and betting law and the penal norms to be applied in case of violation of these regulations will be discussed briefly, and the British Gambling law will also be mentioned.

Keywords: Criminal Law, Illegal Gambling and Betting, Application of Criminal Law in Terms of Place and Time

GİRİŞ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, günümüzde yürürlükte bulunan yasalar üç aşamada meydana getirilmiştir[1]. Bu aşamalar[2];İngiliz Koloni Yönetiminin 1878 ile 1960 yılları arasında yapmış oldukları yasalar, 354 fasıl olmak üzere 6 cilt yayınlanmıştır. 1 Nisan 1959 tarihi ile 31 Aralık 1959 tarihleri arasında 38, 1 Ocak 1960 tarihi ile 16 Ağustos 1960 tarihleri arasında 21 tane yasa yapılmış ve bunlar iki ayrı kitapta toplanmıştır. Bu yasalardan bir tanesi İngilizcedir.16 Ağustos 1960 tarihi ile 21 Aralık 1963 tarihi arasında ise Kıbrıs Cumhuriyeti Temsilcileri Meclisince, Türkçe ve Rumca yasalar yapılmıştır. Yine aynı tarihlerde Türk Cemaati Meclisince Türkçe yasalar kaleme alınmıştır.21 Aralık 1963 tarihinden sonra ise Kıbrıs Türk Yönetimlerince; 15 Kasım 1983 tarihinden günümüze kadar da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetince yasalar yapılmıştır.Çalışmada önce “Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler ve Kumarı Önleme Kanunundan Esas Kanun” şeklinde; Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler ve Kumarı Önleme Kanununu Tadil Eden Esas Kanundan” kısaca ‘Esas Kanun’ olarak bahsedilecektir[3] çalışmanın devamında Şans Oyunları Kanunu Ile Beden Eğitimi Ve Spor Kanunun üzerinde durulacak Mehaz İngiliz kumar kanunu ile Türk Hukukundaki genel olarak kumar ve bahis hukukunun cezai boyutu kısaca ele alınacaktır.

I.           BAHSE TUTUŞMA EVLERİ, KUMARHANELER VE KUMARA İLİŞKİN KANUNLARI TADİL EDEN KANUNU KAPSAMINDAKİ SUÇLAR

Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler ve Kumarı Önleme Kanun’unu Tadil Eden Kanun, 8 Ekim 1971 tarihli Kıbrıs Türk Yönetimi Meclisi oturumunda geçirilmiş olup, Anayasa’nın 52’nci maddesi gereğince“Cumhurbaşkanı Muavini ve K.T.Y. Yürütme Kurulu Başkanı tarafından Resmî Gazete’de yayınlanmak suretiyle ilân olunmuştur. Bu Kanun, Fasıl 151 sayılı Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler ve Kumarı Önleme Kanununa eklenen değişiklikler” ile oluşturulmuştur. Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler ve Kumarı Önleme Kanununu Tadil Eden Kanunda, Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler ve Kumarı Önleme Kanunundan Esas Kanun” şeklinde bahsedilmektedir.. Mevzu bahis Esas Kanun, kısaca baht veya talihe bağlı oyunların oynanması yahut oynatılması ile bu amaca hizmet eden makinelere ilişkin tasarrufların hukuk düzeninde ihtiva ettiği karşılığı düzenlemektedir. Esas Kanun’un 6A-1 bölümü; Kanun’da anlatılan herhangi bir şans makinesinin kullanılması, işletilmesi veya işletilmesi amacıyla gerçekleştirilen bir toplantıya iştirak edilmesini suç olarak düzenlemektedir. Yine aynı madde, bahsedilen makineyi tasarrufunda yahut kontrolünde bulunduran; makineyi imal veya ithal eden kişi bakımından belli yaptırımları da içermektedir. Sayılan bu eylemlerin gerçekleştirilmesi neticesinde faile, iki yılı aşmayan hapis cezası ve iki yüz lirayı aşmayan para cezası verilebileceği gibi bu iki yaptırım birlikte de uygulanabilecektir[4].

Bunun yanında Mahkeme, takdirine bağlı olarak işlenen suçla ilişik makinenin müsaderesine de karar verebilecektir. Esas Kanun’un bu kısmı suç oluşmasına sebebiyet veren eylemleri düzenlerken 6A-2 kısmı suçun konusunu oluşturan şans makinelerini düzenlemektedir. 6A-2 maddesinde şans oyunu makinesi “… oyun oynayacak şahıs tarafından makineyi çalıştırmak ve kullanmak için lûzumlu hareketten başka bir hareket istemiyen bir oyun makinesi” olarak tanımlanmaktadır. Bu maddeye göre,Flipper makinesine benzetilmek amacıyla yapılmış herhangi bir değişiklik veya ilave önem arz etmeksizin “Bingo diye bilinen makine, Crane diye bilinen makine ve şekil değişikliğine bakılmaksızın şans makinesi” olarak “kabul edilen herhangi bir makine” “şans makinesi” olarak kabul edilmiştir[5].

Aynı maddede genel bir anlatım olarak “ihtiva ettiği şeyleri ihraç eden makine” de şans makinesidir. Ancak kahve otomatı gibi- “içerisine madeni para konulan veya” -lunaparkta bulunan, jetonla çalışan oyun makineleri gibi- “görünüşveşekil” itibarı ile “benzeri madde konduğu takdirde para değerine eşit bir maddeyi ihraç eden” makineler ayrık tutulmuştur. Yine aynı madde, herhangi bir şans makinesine ait parçayı da şans makinesi olarak kabul etmektedir[6].

Esas Kanun m. 4 ve 5, kumarhanelerde kumar oynayan veya kumar oynama niyeti ile bir arada bulunan kimseler ile herhangi bir sokakta kumar oynayan veya kumar oynama niyeti ile bir arada bulunan kimselerin bu Kanun kapsamında suç işlemiş sayılacağı hususunu düzenlemiştir. Burada karşımıza çıkan ‘kumar oynama niyeti’ kavramı, Türkiç hukukumuzda sıklıkla rastladığımız teşebbüs kavramını hatırlatmaktadır. Dolaylı bir yorumla K.K.T.C. Kanunlarında kumar oynamaya teşebbüsün de cezalandırıldığını söylemek mümkündür[7].

Esas Kanun m. 7 hükmünde “Bir Kaza Mahkemesi veya kazadaki polis memurlarından sorumlu yetkili memur, herhangi bir yerin, bu Yasanın 6. maddesinde bahsi geçen oyunların oynanması veya bahse tutuşma evi veya kumarhane olarak işletildiğine veya kullanıldığına inanmak için makul bir sebep bulunduğu yolunda yeminle verilen yazılı ihbar üzerine tatmin olması halinde,  gerekebilecek yardım veya kuvveti kullanmak suretiyle, gündüz veya gece, böyle bir yere girmesi veya gitmesi ve o yerde veya orada bulunanlar üzerinde arama yapması ve gerek o yerde bulunan, gerekse o yerdeki veya oradan kaçmakta olan herhangi bir kişinin tasarrufunda bulunan ve bahse tutuşmak veya kumar oynamak veya bu Yasanın 6. maddesinde bahsi geçen oyunların oynanması için kullanılan veya kullanılacağı anlaşılan veya  kullanılması tasarlanan veya kullanılmış olan tüm alet ve parayı, para için teminatı veya başka eşyayı zapt etmek ve aynı zamanda bu gibi tüm kişileri, kendileri ve bulundukları yer aranıncaya kadar alıkoymak için, herhangi bir polis memuruna, müzekkere ile yetki verebilir.” denilmektedir[8].

Devamı olan 8. madde hükmü ise“Girilmesi ve aranması önerilen yer bir kulüp, kafe, otel veya han veya perakende alkollü içki satma ruhsatı bulunan bir yer veya kamuya açık bir yer veya umumi eğlence yeri ise;(b) Girilmesi önerilen yerin sahibi, zilyedi, işletmecisi veya yöneticisi, son on iki ay içinde, bu Kanun hükümleri uyarınca suçlu bulunmuşsa; Bu veya başka bir kanunda sözü edilenlere bakılmaksızın, bir karakoldan sorumlu herhangi bir Kolluk Kuvvetleri mensubu veya herhangi bir polis memuru veya çavuş üstü rütbeye sahip kişilerin, üniformalı veya sivil şekilde, gerekebilecek yardım ve kuvveti kullanmak suretiyle; gündüz veya gece, herhangi bir müzekkereye sahip olmadan, bu Yasanın 6. maddesinde bahsi geçen oyunların oynandığı veya bahse tutuşma evi veya kumarhane olarak işletildiğine ve kullanıldığına inanmak için makul bir sebep bulduğu ve yukarıda belirtilen hallerde, bu yerlere girmesi ve arama yapması yasaldır;  (2) Bu maddenin 1. Fıkrası uyarınca hareket eden tüm memurlar, giriş yapmalarının ardından, bu yasanın 7. maddesince müzekkere ile yetkilendirilmiş polis memurları ile aynı arama ve el koyma yetkilerine sahiptir[9] denilmekle müzekkeresiz girişin yolu açık tutulmuştur. Herhangi bir polis memuru, üniformalı veya sivil şekilde, müzekkereye sahip olmadan mevzu bahis Esas Kanun’un 5 veya 6. maddeleri uyarınca suç işlemekte olan kişileri tutuklama ve para veya para karşılığı kullanılan eşyalara ve suçun işlenişi sırasında kullanılan veya kullanılacağı anlaşılan veya kullanılması tasarlanan veya kullanmış olan aletlere el koyma yetkisine sahip kılınmıştır.

Baht veya talihe bağlı oyunların oynanması yahut oynatılması ile bu amaca hizmet eden makinelere ilişkin tasarrufların hukuk düzeninde ihtiva ettiği karşılığı düzenleyen yasa muadillerinden farklı olarak, Esas Kanun’un 10. Maddesi ile Bu Yasa uyarınca verilen yetkileri kullanmakta olan herhangi bir polis memurunu veya yardımcısını, bu gibi yetkileri kullanmaktan kasten önleyen, engelleyen veya geciktiren veya polis memurunun veya yardımcısının bu yetkilerini kullanmasını, herhangi bir yol veya düzenle önleyen, engelleyen veya geciktiren herhangi bir kişi, bu Yasa kapsamında bir suç işlemiş olurdenilmekle Kumara yönelik olmayan, tamamen farklı bir eylemi de suç olarak düzenlemiştir[10].

Kumar suçuna iştirak bakımından, Esas Kanun 11-a maddesiyle azmettiren ve teşvik edenin suçu işlemiş gibi kabul edeceğini ve aynı şekilde cezalandırılacağını öngörmüştür. Aynı maddenin (b) kısmında ise “Bu Yasa uyarınca cezalandırılabilen bir suç işlemekte olan kişilerin meydana çıkarılmaması için karşı uyarıda bulunma amacıyla gözetleyicilik yapan veya uyarıda bulunan” kişilerin de suçu işlemiş sayılacağı ve yine aynı yönde cezalandırma yoluna gidileceği ifade edilmiştir.

Yine Esas Kanun’un 12. Maddesinde sayma suretiyle birtakım karineler düzenlenmiş ve bu karinelerin mevcudiyeti halinde bir şans oyunu salonunu ilgilendirdiği ölçüde bu Kanunun kuralları uyarınca girilen her yer, aksi kanıtlanıncaya kadar, aşağıda sayacağımız durumların herhangi birinde, sahibi, zilyedi, işletmecisi veya yöneticisi tarafından işletilen veya kullanılan bir şans oyunu salonu olarak varsayılmaktadır. Madde hükmünde sayıldığı üzere bu durumlar;

  • Bu gibi bir yerde veya orada bulunan veya o yerden kaçmakta olan herhangi bir kişinin üzerinde, kumar oynamakta kullanılan herhangi bir şey, alet veya aygıt bulunursa,
  • Bu Kanun kuralları uyarınca hareket etmekte olan herhangi bir polis memuru veya yardımcılarından herhangi biri, böyle bir yere veya herhangi bir kısmına girmekten veya yaklaşmaktan kasten önlenir, engellenir veya geciktirilirse,
  • Böyle bir yerin herhangi bir kısmına giden geçit veya koridor, olağan olmayan biçimde dar veya dik ise veya geçiş zor ise veya o yerin herhangi bir kısmı, içeride bulunanların, başkalarının yaklaşmasını veya içeri girmesini, görmesini ve saptamasını veya tehlike işareti vermesini veya oradan kaçmanın kolaylaştırılmasını olanaklı kılmak için bir tertibat veya girişi önlemek, engellemek veya geciktirmek için olağan olmayan sayıda vasıtalarla donatılmışsa veya

Orada bulunanlardan herhangi bir kişinin, oradan kaçmakta olduğu görülür veya işitilirse.

Esas Kanunm.12/2 hükmü ise bir başka karineyi düzenlemektedir. Bu fıkraya göre ise, bir (“)Şans Oyunu Salonuna girilmekte olduğu sırada, Şans Oyunu Salonunda bulunan veya Şans Oyunu Salonundan kaçmakta olan herhangi bir kişinin, aksi kanıtlanıncaya kadar, orada kumar oynadığı veya oynamış olduğu” varsayılmaktadır. Esas Kanun m. 12/3 hükmü iseBu maddenin 1 ve 2. Fıkrasındaki karineler, bu Kanunun 6. maddesinde bahsi geçen oyunlardan herhangi birinin oynanması ile bağlantılı olarak girilen herhangi bir yere veya bir kumarhane ve orada kumar oynayan kişileri de kapsaması sebebiyle, orada bulunan veya oradan kaçan kişilere” “mutatismutandis” ilkesi doğrultusunda uygulanacaktır[11] demekle, karinelerin oldukça geniş kapsamını daraltmaktadır. Madde hükmünde geçen mutadismutandis ilkesi, uluslararası hukuk sisteminde oldukça sık kullanılan bir ifade olmakla bu; değişen koşullara göre değerlendirme yapılacağını ifade eden bir ilkedir. Görüldüğü üzere karine olarak düzenlenmiş olan durumların varlığında mutadismutandis ilkesince yani değişen koşullara göre değerlendirme yapılacak ve bu sayede Esas Kanun’un 12. Maddesi uygulanabilirlik kazanacaktır.

İki veya daha fazla kişinin bu Kanun uyarınca herhangi bir suçla itham edildiği hallerde, yargılamadan sorumlu Mahkeme, diğer yasalarda yer alan herhangi bir kanun hükmüne bakmaksızın, savcı tarafından yapılan bir talep üzerine veya savcının yazılı izniyle, bu tür kişilerden bir veya daha fazlasının suça ilişkin tanık veya tanıklıklar yaparak ifade vermelerini talep edebilir ve yemin etmeyi reddeden veya herhangi bir yasal soruyu cevaplamaktan kaçınanlar bu Kanun uyarınca suç işlemiş sayılacaktır. İfade vermesi talep edilen herhangi bir kişi, sorgusunda Mahkeme kanaatince doğru ve eksiksiz bir şekilde delilleri sunması halinde, suçu yargılayan Hâkim tarafından bu hususta bir belge almaya hak kazanır ve bu belge sözü edilen konulara ilişkin adli kovuşturmalarda kovuşturmaya yer olmaması kararı yerine geçecektir[12].

Esas Kanun m. 14 hükmü bu Kanun uyarınca suç işlemiş kişiye verilecek cezayı düzenlemekte iken m. 15 hükmü el konulan eşyaların müsaderesine yönelik bir düzenlemeyi ihtiva etmektedir. İlgi çekici olan ise takip eden 16. madde hükmüdür. Bu hükme göre ,“Verilen para cezasının yarısını aşmayacak bir meblağ, suçlunun yargılandığı Mahkemenin takdiri ve kararıyla, suçunun yakalanmasına ve yargılanmasına yardımcı olan bilgileri sunan herhangi bir kişi veya kişilere ödül olarak verilebilir.” Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler ve Kumarı Önleme Kanunu hakkında yapmış olduğumuz soyut anlatımların somutluk kazanması bakımından Kuzey Kıbrıs Kaza Mahkemelerinin İçtihatlarını incelemekte fayda bulunmaktadır[13].

II.        K.K.T.C. YARGITAY’INCA BAHSE TUTUŞMA EVLERİ, KUMARHANELER VEKUMARA İLİŞKİN YASALARI TADİL EDEN YASANIN UYGULAMASINA İLİŞKİN ÖRNEK KARARLAR VE BU KARARLARIN ORTAYA KOYDUĞU İLKELER

K.K.T.C. Yargıtay’ınca 26/98 sayılı ve 20.8.1998 tarihli bir kararda “Sanık, Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler ve Kumarı Önleme Yasasının 4, 11(a), 12, 14 ve 17. maddeleri ile E-467/96 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına aykırı, 15.2.1998 tarihinde, kumar oynamalarını teşvik amacı ile K.K.T.C. uyruklu şahısların kumarhaneye girmelerine ve kumarhaneye girip toplanmalarına müsaade etmekle itham edildi.  Kaza Mahkemesi önündeki olgulara göre Hard Casinonun sorumlusu olan Sanık K.K.T.C. uyruklu kişilerin kumar oynamak amacı ile kumarhaneye girip toplanmalarına izin verdi.  Sanık benzer bir davada 24.12.1997 tarihinde mahkûm olmuş ve bir yıl süre ile 25 Milyon TL kefalete bağlanmıştı.  Sanık kefalet süresi içerisinde, 15.2.1998 tarihinde, işbu istinafa konu suçları işlemiştir. Sanığın durumunu tezekkür eden Kaza Mahkemesi kumar suçlarının yaygın hale geldiğini, kamu yararının ön plânda tutulması gerektiğini de belirttikten sonra kısa süreli bir hapis cezasını uygun gördü ve Sanığa birlikte çekilmek üzere mahkûm olduğu her iki davadan da birer ay hapis cezası takdir etti” şeklinde hüküm kurulmuştur[14]. Görüldüğü üzere K.K.T.C. Yargıtay’ınca verilen işbu kararda toplumda artan kumar suçları gözetilerek kamu yararı ön planda tutulmuş ve hüküm böylece tesis edilmiştir. Ayrıca işbu kararda da görüldüğü üzere sanığın önceden de bu tarz suçlar işlemesi K.K.T.C. Yargıtay’ınca önemli bir kriterdir.

K.K.T.C. Yargıtay’ınca verilen bir başka kararda ise “Sanık, izinli kumarhanesinde izin şartlarına riayet etmeden kumar oynattı. Sadece yabancı ve turistlerin kumar oynamasına müsaade etmesi gerekirken kumarhaneyi K.T.F.D. vatandaşlarına da açık bulundurmakla itham edilen Sanık suçunu kabul etmedi. İlk Mahkeme Bakanlar Kurulunun verdiği izne uymayan kişinin suç işlediğine dair yasada hüküm olmadığını belirterek Sanığı beraat ettirdi. İddia Makamı, İlk Mahkemenin Sanığı beraat ettirmekle hataya düştüğünü ve kanunu yanlış yorumladığını ileri sürerek istinaf etti. Yüksek Mahkeme 151 sayılı Yasanın 17. maddesini ele alarak Bakanlar Kurulunun verdiği izne uymayan izin sahibinin suç işlediği hakkında yasada bir hükmün yer almadığını, herhangi bir eylem veya işlemin suç olduğuna dair yasada bir hüküm yoksa böyle bir eylem veya işlemin suç sayılamayacağını belirterek beraat kararını onayladı.

(…) Başka bir deyişle 17. madde tahtında turist ve yabancı uyruklu olmayan kişilere herhangi bir kumarhaneyi açık bulundurmanın bir suç olduğunu belirleyen, Yasada herhangi bir hüküm mevcut değildir. Yasanın herhangi bir yerinde Bakanlar Kurulunun verdiği izne uymayan kişinin bir suç işlediğine dair herhangi bir hüküm yoktur. Herhangi bir işlem veya eylem ancak yasa ile suç yapılabilir. Yasada herhangi bir işlem veya eylemin suç olduğuna dair herhangi bir hüküm yoksa böyle bir eylem veya işlem suç sayılamaz. Buna ilaveten sanık aleyhine getirilen suç sadece turist ve yabancıların kumar oynamasına müsaade etmesi gerekirken K.T.F.D. vatandaşı olan şahısların oynamalarına müsaade ettiğidir. Davada verilen tüm şahadet kumar oynamasına müsaade edilmediği aşikârdır. Tüm şahadet turist ve yabancı olmayan yani K.T.F.D. vatandaşı olduğu iddia edilen bir şahsın izinli kumarhaneye girdiğidir. Dolayısıyla ithamnamede gösterilen suç da ispat edilmemiştir. Her ne kadar da İlk Mahkeme beraat kararını başka sebeplere dayandırmışsa da yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı sanığın neticede Mahkeme tarafından beraat ettirilmesi doğrudur ve İlk Mahkeme sanığı beraat ettirmekle herhangi bir hata işlemiş değildir. Bu nedenle istinaf reddolunur” şeklinde hüküm kurmuştur[15]. Görüldüğü üzere burada Yargıtay özellikle suçta ve cezada kanunilik ilkesine vurgu yaparak turist ve yabancı uyruklu olmayan kişilere de kumarhaneyi açık bulundurmanın suç olduğunu düzenleyen herhangi bir kanun hükmünün bulunmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı vermiştir. Böylece turist ve yabancı uyruklu olmayan kişiler kanunilik ilkesi gereği kumarhaneye girebilecek ve fakat kumar oynayamayacaktır.

K.K.T.C. Yargıtay’ınca verilen bir başka kararda da “İlk Mahkeme önünde yargılanan istinaf eden sanık 2 arkadaşları ile birlikte Fasıl 151 Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler ve Kumarı Önleme Yasasının 4, 12, 14, 15 ve 16. maddelerine aykırı olarak 16.9.1989 tarihinde Lefkoşada Altan Yaman diye bilinen bir kahvehanede pokerize diye bilinen oyunu para karşılığı olarak oynamakla itham edilmiştir. Sanık suçunu kabul etmiştir. Özetlenen olgulara göre 16.9.1989 tarihinde saat 16.20de bir polis ekibi Altan Yamana ait kahvehaneye girmişler ve burada, sanık 2 de dahil olmak üzere, dört kişiyi bir masa etrafında toplanmış pokerize diye bilinen oyunu oynarken görmüşlerdir.

(…)

İlk Mahkeme sanıkların işlemiş olduğu suçun yaygın olduğuna ve toplumsal ve ailevi sorunlar yarattığına ağırlık vererek diğer sanıkların sabıkasını da göz önünde bulundurduktan sonra bu sanıklara hapislik cezası verilmesinin uygun olduğu kararına varmış ve diğer sanıklara hapislik cezası vermeyi kararlaştırdıktan sonra istinaf eden sanığa da sabıkası olmadığını dikkate alarak, nispeten daha az bir hapislik cezası vermenin daha uygun olacağı kararına vararak sanığı 7 gün hapse mahkûm etmiştir.

İstinaf ceza aleyhine yapılmakta olup 3 istinaf sebebi içermektedir. Bir başlık altında mütalâa edilebilecek istinaf sebepleri özetle, sanığa verilen 7 gün hapis cezasının suçun işleniş tarzı, vahameti ve sanığın sabıkası olmayışı dikkate alındığında aşikâr surette çok olduğu yönündedir. İlâveten İlk Mahkeme önünde avukatsız olarak yargılanan sanığın yaşı, ailevi durumu ile sıhhi durumu ve sair hafifletici sebeplerin hiçbirisi dikkate alınmadan veya bunlar hususunda herhangi bir araştırma yapılıp soru sorulmadan sanığa ceza verilmesinin yanlış olduğu iddialarını içermektedir.

Müstenif avukatı, istinafın duruşmasında sanığın bugüne kadar hiçbir sabıkası bulunmadığını, işlenen suçta emare olarak alınan paralar göz önünde bulundurulduğunda bu oyunu kumar olmaktan öteye vakit geçirmek için oynadıklarını iddia ederek, sanığın avukatsız olduğu için suçunu kabul ettiğini, bu aşamada bu hususu sadece hafifletici bir sebep olarak ileri sürdüğünü belirtmiştir.

(…)

İleri sürülen olguları ve iddiaları tezekkür etmiş bulunuyoruz. İlk Mahkeme önünde avukatsız olarak temsil edilen sanık suçunu kabul etmiş ve lehine olabilecek hafifletici sebeplere değinmemiştir. Olgulardan görülebileceği gibi sanıkların kâğıt oynadıkları yer bir kahvehane idi. Oyuna müdahale edildiği ve sanıkların soruşturulmasına başladığı anda gerek masa üzerinde gerekse sanıkların cebinde emare olarak alınan paralardan görülebileceği gibi, sanıkların oynamış olduğu oyun kumar olarak nitelendirilebilmesi halinde dahi büyük çapta bir kumar olmadığı açıklıkla görülmektedir.

Sanığın önünde hiç para yoktu ve cebinden alınan ve müsadere edilen para ise sadece 1000TL idi. 3. sanığın önünde 600TL cebinde ise 11,000TL bulunmakta idi. Diğer sanıklardaki para ise daha fazla miktarda olmasına rağmen bunların da pek büyük bir miktara baliğ olduğu söylenemez. Suçun işleniş şekli ve tarzı para miktarı dikkate alındığında, sanıkların işlemiş olduğu suçun ağır olduğu söylenemez ve esas maksatlarının ciddi bir kumar oyunu olduğu da gözükmemektedir.

Kumar suçunun yaygın olduğu bir gerçek olmakla beraber bu olgular ışığında sanığa, diğerlerineörnek teşkil edecek bir cezanın verilmesinin doğru olmadığı görüşündeyiz. Hiç sabıkası bulunmayan bu sanığa, bir fırsat verilmesi ve hapis cezası yerine para cezasına çarptırılması uygundur. Sanığa verilen hapis cezası bu davanın olguları ışığında suçun ciddiyeti ile orantılı olmayıp, müdahalemizi gerektirecek derecede ağırdır.

Şunu da ayrıca belirtmek isteriz ki hafifletici sebepleri Mahkeme önüne serdetmek sanıklara düşen bir görevdir. Ancak bunların avukatla temsil edilmemesi halinde cezaya etken olacak belli başlı hafifletici sebeplerin yargıç tarafından araştırılması adaletin tecellisi bakımından şayanı tavsiyedir. Bu meselede sanığın sosyal durumu, evli olup olmadığı, sıhhi durumu ve saire bugün bize söylenen hafifletici sebeplerin hiçbirisi Mahkeme önüne sunulmamıştır. Sanık kalp hastasıdır ve iki defa da kalp spazmı geçirmiştir. 47 yaşında olup evli ve iki çocuk babasıdır. Bize aktarıldığına göre dürüst ve çalışkan birisidir. Yukarıda söylenenlere ilâveten sanığın hafifletici sebepleri Mahkemeye izah edilmiş olsaydı bu sanığa hapis cezasının verilmemesinin uygun olacağı İlk Mahkemece de pek muhtemel teslim edilecekti. (…)  Netice olarak istinaf kabul edilir. Verilen 7 günlük hapislik cezası iptal edilerek, çekmiş olduğu süre yeterli sayılır ve hapislik süresinin 2 güne indirilmesine karar verilir” şeklinde hüküm kurulmuştur[16]. İşbu kararda görüleceği üzere K.K.T.C. Yargıtayı, Ceza Hukukunun en temel ilkelerinden olan suçta ve cezada orantılılık ilkesine dikkat çekmiştir. Buna göre sanığın cebindeki veya masa üzerindeki para miktarı suçun varlığının tespitinde ve şayet mevcut ise suçun ağırlığının belirlenmesinde önemli bir ölçüt olarak karşımıza çıkmaktadır. Somut olayda Yargıtay sanığın cebindeki paranın miktarını gözeterek kumar oynama suçu ile yargılanan sanığın ciddi bir kumar oyunu içerisinde olmadığını belirtmiş ve 7 günlük hapis cezasını çok bulmuştur. Ayrıca işbu kararda savunma hakkının en önemli araçlarından olan avukatla temsil ilkesi de kararda yerini bulmaktadır. K.K.T.C. Yargıtay’ı avukatla temsil edilmeyen sanığın suçunu itiraf etmesine rağmen avukatla birlikte verdiği ifadeye itibar ederek yeniden suçun bireyselleştirilmesi yoluna gitmiştir.

III.     ŞANS OYUNLARI KANUNU İLE BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR KANUNU SONRASI DURUM

Bahse tutuşma evleri, Kumarhaneler ve Kumara İlişkin Kanunları Tadil Eden Kanunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmadan önce düzenlenmesi ve gelişen oyun sektörünün yarattığı yeni meydan okumalara yeterince cevap verememesi sebebiyle 1999 yılında yasalaşmış Beden Eğitimi ve Spor Yasası ile 2009 Tarihli Şans Oyunları Kanunu ile bu eksikliğin önüne geçme ve mevzuatın yerlileştirilmesi amaçlanmıştır. Bilindiği üzere Kumarın izin ve ruhsat yöntemi ile serbest bırakıldığı ülke vatandaşları ve bu ülkede eğitim gören öğrenciler dışındakiler açısından kumar, bahis ve diğer şans oyunlarını oynatma serbest bırakılmıştır[17]. İki kanunda da çok detaylı suç tipleri düzenlenmiş olmakla birlikte çalışma konumuzu ilgilendiren suç tipleri üzerinde durulacaktır.  Beden Eğitimi ve Spor yasasının 40.maddesi Suç ve Cezalar başlığı altındaki 3. Fıkrası “Bu Kanunun 26ncı maddesine veya 26ncı madde tahtında çıkarılan tüzük kurallarına aykırı davranan, izinsiz veya bu Kanuna aykırı olarak herhangi bir şans oyunu veya müşterek bahis oynatan veya oynatmaya teşebbüs eden spor kuruluşları ile gerçek veya tüzel kişiler suç işlemiş sayılırlar ve mahkumiyetleri halinde aylık asgari ücretin elli katına kadar para cezasına veya beş yıla kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilirler” hükmüne yer verilmiştir. Yasadışı bahis oynatılmasının cezalandırıldığı bu suç tipinde fail gerçek ya da tüzel kişiler olabilir. Kanun’un lafzı incelendiğinde şans oyunu ve müşterek bahis ifadelerine yer verildiği sabit ihtimalli bahislerin bu suçun kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışmalıdır. Aynı Kanun’un 1. Kısmının 2. Maddesinde “Müşterek bahis: Yurt içi ve yurt dışında oynatılan futbol bahisleri, at yarışları, köpek yarışları ve benzeri şans oyunlarını anlatır” ifadesine yer verilmiştir. Bu tanım müşterek bahis kavramını karşılamamakla birlikte lafzi ve gai yorumu itibari ile Kanun’un müşterek bahis ve sabit bahis kavramlarını ayrı ayrı ele almadığı müşterek bahis kavramının genel olarak her iki bahis türünü de karşılayacak şekilde kullanıldığı sonucuna varmaktayız.

İngiliz Kumar Kanununda gördüğümüz şekilde teşebbüs aşamasında dahi olsa failin,suçu tamamlamışçasına cezalandırıldığı görülmektedir. Benzeri düzenlemelerden farklı olarak,bu Kanun’un sadece bahis oynatma ya da bahis oynatmaya teşebbüs etme eylemlerini cezalandırdığı bahis oyunlarının reklamını yapma, bahis oyunlarından elde edilen geliri aklama, bahis oyunlarından elde edilen geliri kötüye kullanma, çocuklara yönelik bahis oyunu oynatma yada teşvik etme şeklinde hükümlerin mevcut olmadığı bu hali ile düzenlemelerin emsal kanunlara göre oldukça cılız mahiyeti tarafımızca eleştirilmektedir.

Şans Oyunları Kanunu 2009 yılında yürürlüğe girmekle birlikte Beden Eğitimi ve Spor Kanunu’nda eksik bırakılan kumar suçları düzenleme konusu yapılmıştır. Şans Oyunları Kanunu hem bir suç özel teorisi kitabı gibi suç tiplerini ve cezaları öngörürken aynı zamanda kanunun içerisinde yer alan “karineler” bölümü ile bir muhakeme kanunu gibi düzenlenmiştir[18].

Şans Oyunları Kanunu’nun 6. kısmında yer alan suç ve cezalar kısmında hem idari para cezasını gerektiren suçlara hem de adli para cezası ve hapis cezasının bir arada uygulandığı suç tiplerine aynı anda yer verilmiştir. Kanun’un 40. maddesinde yer alan karineler başlığı altında kaçanların kumar suçunu işlediklerine ilişkin oldukça ilginç hükümlere yer veren işbu Kanun’un 38. maddesinin 1,2,3,4,6,8,9,10 ve 11. fıkraları ruhsat ve lisanslarına aykırı faaliyetleri cezalandıran işletme sahiplerini cezalandırmakta 5. maddede ise 15. maddede tanımlanan yurttaş ve yabancı kavramlarına atıfla vatandaşları kumar oynanan yerlere girmesini yasaklamaktadır. 38. maddede yer alan suç tipleri açısından genel hukuka uygunluk hali hakkın kullanılması olduğu söylenebilir. Bunun yanında kanunun 38. maddesinin 5. fıkrasında belirtildiği üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde okumayan yabancı olmak, Kıbrıs’ta yaşamayan yurttaş olunması halinde bu suçtan dolayı cezalandırılmayacağı hükme bağlanmıştır[19]. Niteliği itibari ile şahsi cezasızlık hali olarak kabul edilebilecek bu düzenleme Anglosakson hukukunun tanım ve kavramlarına uymaktadır.

Şans oyunları Kanunu’nun 5. maddesinde kanun kapsamındaki oyunlara yer verilmiş bu oyun türleri arasında bahis oyunları da sayılmıştır. Bu durum Beden Eğitimi ve Spor Kanunu arasından norm çatışmasına sebep olabilecektir. Zira Beden Eğitimi ve Spor Kanununun 40.Maddesinde yer alan ceza normları ile Şans Oyunları Kanunu’nun 38. maddesinde ceza normları Şans Oyunları Kanununda bahis kavramını da şans oyunları arasında sayması sebebiyle aynı anda uygulanabilecek durumdadır. Kuzey Kıbrıs hukuk sisteminin Türk hukuk sistemine benzer şekilde suçların içtimaı kavramı yer almamaktadır. Gerek 154 sayılı ceza yasası gerekse 155 sayılı ceza muhakemesi yasalarında kanunlar içtimaı halinde hangi hukuk normunun uygulanacağı yada sonraki kanun ile önceki kanun arasındaki ilişkinin ne şekilde olacağı hüküm altına alınmamakla birlikte çalışmamız sırasında K.K.T.C Yargıtay’ının emsal bir dosyada vermiş olduğu kararda bahis suçunun 67/99 Sayılı Beden Eğitim ve Spor Kanunu uyarınca cezalandırıldığı diğer şans oyunları açısından Şans Oyunları Kanunu’nun işletildiği görülmüştür[20].

    IV.TÜRK HUKUKUNDAKİ DURUM

            765 sayılı TCK’da kabahat olarak düzenlenen kumarın oynanması amaçlı yerin ve imkânın sağlanması fiili 5237 sayılı TCK’da cürüm olarak kendisini ikinci kitabın yedinci bölümünde Genel Ahlaka Karşı Suçlar başlığı altında yer bulmuştur. Benzer yönleri bulunmakla birlikte 765 sayılı TCK’dan tamamıyla farklı bir düzenleme söz konusudur. En başta hükmün bir kabahat değil cürüm olarak düzenlenmesi suçun özel görünüş biçimleri açısından farklılık yaratmaktadır. 765 sayılı TCK’da banko tutmak gibi nitelikli haller yeni TCK’da yer almayıp günün koşullarına uygun bir şekilde bilişim sistemlerinin kullanılması ve suç örgütü faaliyeti çerçevesinde TCK 228’de yer alanF fiillerin işlenmesi halinde nitelikli halolarak düzenlemiştir,[21]. TCK’ nın 228. maddesinde Kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Çocukların kumar oynaması için yer ve imkân sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır. Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanun gerekçesinde “madde metninde kumar oynanması için yer veya başka surette imkân sağlanması, suç olarak tanımlanmıştır[22].Bu düzenlemenin dışında yasa dışı bahis oyunlarının özellikle futbol bahisinin önüne geçilmesi için 7258 Sayılı Kanun’da Yer Alan Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Müşterek Bahis Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet Suçu ayrıca incelenmesi gereken bir düzenlemedir. 7258 sayılı kanunun Ceza Hukukunu ilgilendiren kısmı 5. maddesidir[23]. Maddenin birinci fıkrasında hangi eylemlerin cezai ve idari yaptırımı öngördüğü 5 bent halinde sıralanmış a, b, c, ç bentleri cezai, d bendi ise idari yaptırımları öngörmektedir[24]. A bendinde spor müsabakalarında dayalı sabit ihtimali ve müşterek bahis ve şans oyunlarını oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkân sağlayanlar cezalandırılmış, b bendinde bu suçun İnternet yoluyla işlenmesi halinde faillerin cezalandırılmasına ilişkin hükümler ihdas edilmiş, c bendinde bahis oyunlarının organizasyonunda herhangi bir payı olmasa da bu oyunlarla bağlantılı para nakline aracılık eden kişiler ve kişileri yasa dışı bahis oynamaya teşvik edenler kanun kapsamında cezalandırılmıştır. Devam maddeleri incelendiğinde tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri ile mülki idare amirinin söz konusu suçun işlenmesini önleyebilmek için alabileceği bazı tedbirlere yer verilmiştir[25]Yasa dışı kumar ve bahisi önleyen bu düzenlemelerin yanında 1072 Sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet Makinaları Hakkındaki Kanuna Muhalefet Suçu ile 320 sayılı “Milli Piyango Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun ile gibi özel kanunlarda da ceza normlarına yer verilmiştir

 

V.MEHAZ İNGİLİZ HUKUKUNDAKİ DURUM

İngiliz İmparatorluğu koloni kodifikasyonu ile İngiliz ana karasının hukuk düzenlemelerini ayrı tutmasına rağmen Kıbrıs hukuk sisteminde Anglo Sakson etkisinin yadsınamayacağı bir gerçektir çalışmanın konusunu oluşturan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin yasal düzenlemelerin de de görülen bu etki sebebiyle kısaca İngiliz hukukunda kumar ve bahis hukukunun cezai boyutundan bahsedeceğiz. Kumar faaliyeti Birleşik Krallık’ ta 600 yılı aşkın süredir düzenlenmektedir[26]. Viktorya dönemindeki yasaklamanın ardından 1960 Bahis ve Kumar Kanunu ticari kumar faaliyeti yasağını kaldırana dek İngiltere’de gazino ve bingo kulübü bulunmamaktaydı.

1960 Yasası 1963 Bahis, Kumar ve Piyango Kanunu ile değiştirilmiş ve düzenleyici çerçeve yeni bir düzenleyici organ olan Birleşik Krallık Kumar Komisyonu’nu ortaya çıkaran 1968 Kumar Kanunu ile sıkılaştırılmıştır[27]. İnternetin gelişimi ve çevrim içi kumar ve bahis oyunlarının bütün dünya genelinde yaygınlaşması sonrası mevzuatın yetersiz kaldığını fark eden kanun koyucular tüm kumar mevzuatını bir bütün olarak ele alma gereksinimi duymuştur. İngiltere tarafından 2005 yılında yasalaşan kumar yasası çok geniş düzenlemelerinin yanında general offences (genel suçlamalar) başlığı altında birçok suç tipini içinde barındırdığı gibi çocukların korunması kumar faaliyetlerinde çocukların istihdamının önlenmesi ve çocuklarla ilgili cezai düzenlemelerin yanında kumar oynanmasına yarayan cihazların usulsüz kurulumuna kadar birçok suç tipine yer verilmiştir. Bunların bir kısmı kabahat nev’inde olup sadece para cezasını içermektedir. İngiliz kumar kanunu 1 ile 5 arasında bir ölçekte para cezasına hükmetmektedir en düşüğü 200 sterlin olan bu para cezalarının en yükseği 1000 sterlindir. Kumar yasasında yer alan suçlar açısından genel soruşturma makamı kumar komisyonu olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda yasal lisans ve ruhsat verme hakkında kumar komisyonuna aittir. Kanunun 1.Bölümünde Anahtar Kavramların Yorumlanması başlığı altında kumar çevrimiçi kumar şans oyunları bahis piyango ile kanunda tanımlanan bu kategorilerin bir arada yer aldığı etkinlikler hakkında detaylı açıklamalara yer verilmiştir[28]. Kanunun 2. Bölümü Kumar komisyonunun kuruluş ve görevleri ile muhakemeyi nasıl yürüteceğini ve yetkisinin kapsamı belirtilmiştir[29].

Kumar kanunun 3. Bölümünde genel suçlamalara yer verilirken, 4. Bölümde gençlerin korunmasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Kanunun 5,6,7,8 bölümleri işletme kişisel lisanslar ile bu lisanslara bağlı itiraz usulüne düzenleme getirmiş, 10. Bölüm oyun makinelerini, 11. Bölüm piyangoları, 13. Bölümödül oyunlarını, 14. Bölüm ise bahis oyunlarını düzenlemektedir. Tüm bölümlerde genel olarak ceza hükümlerine yer verilmekte, hüküm bulunmayan kısımlara ilişkin genel suçlamalar kısmına atıf yapılmaktadır.

2005 tarihli Kumar Yasasına bakıldığında Birleşik Krallık’ ta yasa dışı kumar oynatma eylemlerin, uygulanacak yaptırımların ve yaptırım uygulayacak mercilerin çok kapsamlı olarak liste şeklinde düzenlendiği; kumar, çevrimiçi kumar, şans oyunları, bahis, piyango ile kanunda tanımlanan bu kategorilerin bir arada yer aldığı etkinliklere ilişkin yasal lisans ve ruhsat vermenin Kumar Komisyonuna ait olduğu ve hatta çocukları koruyucu hükümlerin getirildiği görülmektedir. Bu Kanun’un 33 ve 37. maddelerinde düzenlenen İzinsiz Kumar Tesisi Kurma yada Kumar Oynatılması için bir mülkün tahsis edilmesi suçu, Türk Hukukundaki kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçuna benzer bir düzenlemedir. Yine 2005 tarihli Kanun m.41’de işletme ruhsatı ya da lisansı olmaksızın online kumar yazılımları üretmek, temin etmek ve tedarik etmek eylemleri cezalandırılmıştır.

            Kanunun 4. maddesinde, oynayanların yüz yüze olmadığı internet veya telefon gibi uzaktan telekomünikasyon kullanılarak oynanan kumar olan yeni bir ‘uzaktan kumar’ konsepti düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, Birleşik Krallık’ ta kişilerin online kumar oynayacağı bir internet sitesi veya telefon uygulaması varsa ve bu internet sitesi ya da uygulamanın merkezi Birleşik Krallık dışında ise, Kumar Komisyonundan mutlaka ruhsat alınması gerekmektedir[30]. Yine Kanunda Kumar Komisyonunda ruhsatlandırma işlemlerinin nasıl yapılacağı yer almıştır. 2005 tarihli Kanunda uzak operatörlerin sundukları oyunların performansını canlı izlemesi gerektiği belirtilmiştir (m.89). Kumar veya bahis oyunlarının piyasaya sürülmeden önce ve güncellemelerden sonra test edilmesi gerekmektedir. Operatörlere getirilen sorumluluklardan birisinin oyunların süregelen performansını ölçmek için yürürlükte olan süreçlerinin bulunma zorunluluğudur. Örneğin operatör, bir oyunun kabul edilebilir performans aralığının dışında göründüğü durumlarda oyunculara uyarı göndermelidir. Sonuç itibariyle Anglo-Sakson hukukunda genellikle yazılı yasal düzenlemeler tercih edilmese de, kanun koyucunun kumar oynatma ve oynamaya imkân sağlama suçlarını ayrı bir yasa ile ayrıntılı şekilde düzenlediği, bu alandaki düzenlemelerin yapılması ve yaptırımların uygulanması için Kumar Komisyonunu yetkili kıldığı, yer veya içerik sağlayıcıların yurt dışında olması halinde bile Kumar Komisyonundan ruhsat alma zorunluluğunun düzenlendiği ve hatta operatör yükümlülüklerinin bile düzenlendiği dikkate alındığında bu düzenlemelerin örnek alınabilecek ve yeterli bir yasal düzenleme olduğu söylenebilir.

SONUÇ

Anglo Sakson Hukuku’na benzer bir yapı içerisinde yer alan K.K.T.C. Hukuk sisteminde K.K.T.C Yargıtay’ı tarafından Esas Kanunda yer almayan birtakım önemli ilkeler de benimsenmiştir. Böylece kumar, bahis ve şans oyunlarına ilişkin düzenlemelerin içeriği içtihatlar ile fail lehine daraltılmış ya da genişletilmiştir. Örneğin Yargıtay’a göre yargılama esnasında kişiye verilecek cezaların belirlenmesindeki en önemli ölçütlerden biri de kişinin kazandığı para miktarıdır. Buna göre, daha az parası olana da aynı cezayı vermeyi hakkaniyete aykırı görmüştür. Bunun dışında Yargıtay suçta ve cezada kanunilik ilkesini de sert bir biçimde uygulamış ve kimi durumlarda sanığın beraatına karar vermiştir. Kumar ve Bahis Suçları bakımından teşebbüs kavramına yer verilmeyen K.K.T.C. mevzuatının bu açıdan İngiliz Gamblingact’ a benzer bir düzenlemeye yer verdiği ancak İngiliz Kumar yasasından farklı olarak farklı mevzuatların bir arada uygulandığı görülmektedir.  Oysa bu durum Büyük Britanya açısından 2005 yılında yapılan düzenleme ile yeknesak hale getirilmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve burada yürütülen kumar ve bahis faaliyetlerinin ülkemizdekinden daha geniş kapsamlı veçeşitli olduğu tartışmasızdır. Bu haliyle kumar ve çeşitli bahis oyunlarını oynamak isteyen birçok Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı açısından bir serbest bölge olarak görülen K.K.T.C.’nin mevzuat hükümlerinin kişiler bakımından nasıl uygulanacağı bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır.  Ülkemiz açısından Ceza Hukukunun ve Ceza Yasalarının yer bakımından tatbikinde dört ilke bulunmaktadır. Bunlar “mülkilik”, “şahsilik”, “koruma” ve“evrensellik” ilkeleridir[31]. TCK sistematiğinde, mülkilik ilkesinin kural gereği geçerli olduğu kabul edilmektedir. Yurt dışında işlenmiş bulunan suçlara yönelik bir kısım koşullarda Türk yasalarının tatbik edilmesinden dolayı yarı mülkiliğin benimsendiğini söylemek mümkündür[32].

K.K.T.C. hukuku açısından 5237 sayılı TCK’ nın hükmüne benzer genel  bir düzenlemenin varlığından bahsetmemiz mümkün olmamakla birlikte tüm Anglo Sakson  kodifikasyonlarında görülen  her kanunun biraz usul biraz genel esas  biraz özel  esaslara ilişkin düzenlemeler içerdiğini ve bu  düzenlemelerin tespiti açısında bir başka  genel

hükümleri içerir kanunu değil  düzenlemeyi yapan kanunun bizzat kendisine bakmak gerekir. Çalışmamızın içerisinde bahsettiğimiz 2009 yılında yasalaşan şans oyunları yasası 15. maddesi hangi hallerde kumar ve bahis oyunlarının kimler açısından legal olduğu sorusunun cevabını tarafımıza vermektedir.  Buna göre,25 yaşını doldurmuş olmak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde öğrenim görmekte olmamak koşullarıyla Şans Oyunu Salonlarına girebilir ve şans oyunu oynayabilirler. İkametgahı Kuzey Kıbrıs TürkCumhuriyeti’nde bulunmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşı olmayan yabancılar açısından K.K.T.C.  bulunan casino,  bahse tutuşma evleri ve diğer ruhsatlı işletmelerde kumar ve bahis oyunlarının oynanması yasaldır. İkameti K.K.T.C.’ de bulunan K.K.T.C. vatandaşlarının bu kanun kapsamına giren faaliyetleri yapması suç olarak değerlendirilmiştir. Her ne kadar 2022 yılı eylül ayında hazırlanan yasa tasarısı ile 25 yaşını doldurmuş K.K.T.C. vatandaşları veüniversite öğrencileri açısından yasanın kaldırılması teklif edilmişse de bu teklif gelen baskılar üzerine yasalaşmadan geri çekilmiştir[33]. K.K.T.C kendine has durumu ülkemizle olan yakın ilişkileri dikkate alındığında, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Kuzey Kıbrıs Casino ve bahse tutuşma evlerinin bulunduğu otellerde kalmaları için yapılan reklamlar ya da bu kişilerin K.K.T.C. bu oyunları oynamasının TürkiyeCumhuriyeti’nin yasa dışı kumar ve bahis cezalandırılan hükümlerinin ihlali anlamına gelip gelmeyeceği konusu tartışılabilir.  Bu konudaki görüşümüz, TCK 228 maddesinde yer alan yasa dışı kumar açısından bu suçun niteliği itibari ile ülke sınırları içerisindeki oyunları engelleme amacı taşıdığını, bu suçun TCK 13 maddesinde sayılan katalog suçlar arasında yer almadığı ve kanunun lafzi ve gai yorumu bir arada yapıldığında yer ve imkan sağlamak şeklindeki ifadenin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer ve imkan sağlamayı kastettiği bu suç açısından manevi bir eylem olarak kabul edilecek yurt dışında ya da yurt içinde kumar oynanmasına teşvik gibi bir eylemin kanun koyucu tarafından suç sayılmadığı gözden kaçırılmamalıdır.  Kanaatimizce asıl problem 5237 sayılı kanunun uygulamasından değil,7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanması açısından ortaya çıkacaktır.  Zira bu kanun hükümleri incelendiğinde Kanunun 5. maddesinin B fıkrasında “Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, dört yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır “. Hükmünün yanında aynı maddenin ç fıkrasında “Kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.”düzenlenmesine yer verilmiştir. Burada asıl sorun, K.K.T.C. hukukuna uygun bir şekilde faaliyet gösteren ancak Türkiye Cumhuriyetinin bahis konusundaki monopolünü ihlal eden kişilerin cezalandırıp cezalandırılmayacağı noktasında toplanmaktadır. Yargı uygulaması ve soruşturma makamlarının bu konuda ki yaklaşımıTürk Ceza Kanunun 8. maddesinden yola çıkarak hareket ya da neticenin kısmen ya da tamamen Türkiye de gerçekleşmesi halinde suçun Türkiye de işlendiği sonucuna varmakta, genelde soruşturmaları faaliyetin Türkiye ayağı üzerinden cezalandırma yöntemini benimsemektedir. [34]

7258 Sayılı kanunun 5. maddesinin Ç bendi açısından Türk vatandaşlarının K.K.T.C üzerinden bahis oynaması yönünde teşvik edilmesinin bu kapsamda ayrıca ele almak gerekir. Kanun koyucunun ilgili maddede Türkiye ya da illegal ifadelerini geçirmemesinin bilinçli bir tercih olduğu düşüncesindeyiz. Bu doğrultuda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yasal bile olsa bir sabit ya da müşterek ihtimalli bahis oyununa Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde teşvik anlamını taşıyacak bir eylemin gerçekleştirilmesi bu oyunların ya da bahse tutuşma evlerinin reklamının yapılması bu maddenin ihlali anlamını taşıyacaktır.

K.K.T.C. tarihinde birçok açıdan adanın geçirdiği değişim ve dönüşümler hukuk alanına da yansımıştır. Yargı sisteminin yerel düzenlemeler ile İngiltere   yönetimi altındaki düzenlemelerin bir arada uygulanması şeklinde nevi şahsına münhasır karakteri, kumar ve diğer şans oyunlarındaki düzenlemeler açısından da geçerlidir. Bir yandan koloni kanunu diğer yandan yerel düzenlemelerin aynı anda, aynı mahkeme kararlarında yer alınması kimi zaman bu normların aynı konuları düzenlemesi ve kendi aralarında çelişmesine karşın yargı kurumlarının normlar hiyerarşisi açısından anlamlı bir cevabının bulunmaması ve uygulama birliğinin olmamasına sebep olmuştur.

 Bu hali ile de K.K.T.C. kumar suçlarının cezalandırılması pratiğinin Türk Ceza Hukuku pratiklerine benzemediği bir başka gerçektir. Yaptırım içeren kanun hükümlerinin yanında usul kurallarına ve ceza genel hukukunun teşebbüs, iştirak gibi kavramlarına da her suç tipi açısından ayrıca ele alarak yer verilmesi Kara Avrupası hukuk pratiğinden gelen hukukçular tarafından ayrıca dikkate alınmalıdır.

KAYNAKÇA

Artuk, M. Emin/Gökcen, Ahmet/Alşahin, M. Emin/Çakır, Kerim:Ceza Hukuku Genel Hükümler, 11. Baskı,Ankara, Adalet Yayınevi.

Babayiğit, Asra/Çakıcı, Ebru/ Çakıcı, Mehmet/Karaaziz, Meryem: “K.K.T.C.’de Kumar Yaygınlığı, Risk Etkenleri Ve Kültür Tutumları İle İlişkisi: 2007-2014”, Anadolu Psikiyatri Dergisi, Cilt 20, Sayı 4, 2019, s.395-403

Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler Ve Kumarı Önleme Yasası Fasıl 151,1959, md. 13; https://www.mahkemeler.net/cgi-bin/esasdharf.aspx?which-letter=B, Erişim Tarihi: 08.11.2019.

Birleştirilmiş Yargıtay/Ceza No: 75/2019-32/2020-  37/2020-44/2020 (Girne Teminat No: 324/2019 Girne Ceza Dava No: 9452/2019)

Blinde, Per: “Preventing And Responding To Gambling-Related Harm And Crime In The Workplace”, Nordic Studies on Alcohol and Drugs, Cilt 33, Sayı 3, 2016, s.247-266

Devecioğlu, Sebahattin: Europol Spor Yolsuzluğu Raporu: Sporda Organize Suçlar, https://indigodergisi.com/2020/08/europol-sporyolsuzlugu- raporu/ , Erişim Tarihi: 19.10.2020.

Dinç, Mehmet: “Eylemsem Bir Bağımlılık: Kumar”, Yeşilay Dergisi, Cilt 967, Sayı 7, 2014, s.20-23.

Koca, Mahmut/Üzülmez, İlhan: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 4. Bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2018, s.749

Külçür, İ.Erdem: Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama, Oniki Levha Yayınevi, 2017, s.137

Light, R.: “2005 Kumar Kanunu: Düzenleyici Sınırlama ve Piyasa Kontrolü”, Modern Kanun İncelemesi, Cilt 70, Sayı 4, 2007, s.626-53,627.

Nower, Lia/Blaszczynski, Alex: “Gambling Motivations, Money-Limiting Strategies, And Precommitment Preferences Of Problem Versus Non-Problem Gamblers”, J Gambl Stud., Cilt 26, Sayı 3, 2010, s.361-372.

Şahbaz, İbrahim:Açıklamalı ve İçtihatlı Türk Ceza Kanunu, C. 2, Ankara, Yetkin Yayınevi, 2016.

Özbek, V.Özer/Doğan, Koray/Bacaksız, Tepe: Ceza Muhakemesi Hukuku, 9. Bası, Seçkin Yayınevi, Ankara 2017, s.143.

Öztürk, Bahri/Erdem, M.Ruhan: Uygulamalı Ceza Hukuku ve Güvenlik, Tedbirleri Hukuku, 16. Bası, Seçkin Yayınevi, Ankara 2016 s.67

Vondrackova, Petra/Gabrhelik, Roman: “Prevention Of İnternet Addiction: A Systematicreview”, J Behav Addict, Cilt 5, Sayı 4, 2016, s.568-579


[1]Vondrackova, Petra/Gabrhelik, Roman: “Prevention Of İnternet Addiction: A Systematicreview”, J Behav Addict, Cilt 5, Sayı 4, 2016, s.568.

[2]Vondrackova/Gabrhelik, s.569

[3]Blinde, Per: “Preventing And Responding To Gambling-Related Harm And Crime In The Workplace”, Nordic Studies on Alcohol and Drugs, Cilt 33, Sayı 3, 2016, s.247

[4]Blinde, s.248.

[5]Dinç, Mehmet: “ EylemselBir Bağımlılık: Kumar”, Yeşilay Dergisi, Cilt 967, Sayı 7, 2014, s.20-23.

[6]Babayiğit, Asra/Çakıcı, Ebru/ Çakıcı, Mehmet/Karaaziz, Meryem: “KKTC’de Kumar Yaygınlığı, Risk Etkenleri Ve Kültür Tutumları İle İlişkisi: 2007-2014”, Anadolu Psikiyatri Dergisi, Cilt 20, Sayı 4, 2019, s.395.

[7]Devecioğlu, Sebahattin: Europol Spor Yolsuzluğu Raporu: Sporda Organize Suçlar, https://indigodergisi.com/2020/08/europol-sporyolsuzlugu- raporu/ , Erişim Tarihi: 19.10.2020.

[8]Devecioğlu, s.2.

[9]Nower, Lia/Blaszczynski, Alex: “Gambling Motivations, Money-Limiting Strategies, And Precommitment Preferences Of Problem Versus Non-Problem Gamblers”, J Gambl Stud., Cilt 26, Sayı 3, 2010, s.361-372.

[10]Devecioğlu, s.3.

[11] https://www.mahkemeler.net/cgi-bin/esasdharf.aspx?which-letter=B, Erişim Tarihi: 08.11.2019.

[12] Bahse Tutuşma Evleri, Kumarhaneler Ve Kumarı Önleme Yasası Fasıl 151,1959, md. 13; https://www.mahkemeler.net/cgi-bin/esasdharf.aspx?which-letter=B, Erişim Tarihi: 08.11.2019.

[13] https://www.mahkemeler.net/cgi-bin/esasdharf.aspx?which-letter=B, Erişim Tarihi: 08.11.2019.

[14] Y. 26/98 CD., 20.08.1998, E. 1628/98, https://www.mahkemeler.net/cgi-bin/yenikarararasec.aspx?nerde=yh, Erişim Tarihi: 08.11.2019.

[15] Y. 26/98 CD., 20.08.1998, E. 1628/98, https://www.mahkemeler.net/cgi-bin/yenikarararasec.aspx?nerde=yh, Erişim Tarihi: 08.11.2019.

[16] Y. 63/89 CD., 30.10.1989, E. 13348/89, https://www.mahkemeler.net/cgi-bin/yenikarararasec.aspx?nerde=yh, Erişim Tarihi: 08.11.2019.

[17]K.K.T.C. Şans Oyunları Kanunu 6. maddesi

                Şans Oyunu Salonları için ön izin verilirken aşağıdaki ön koşullar aranır:

                (A)          Ülke sınırları içerisinde en fazla 5 (beş) tesise ön izin verilebilir.

                (B)          Tesisin ve/veya projenin en az  500 yatak kapasiteli ve 5 yıldızlı turistik tesis veya 500 yatak kapasiteli I. sınıf tatil köyü olması gerekir.  

                (C)          Şehir merkezlerindeki tesislere ön izin verilmez.

                (Ç)          Tesisin okullardan en az 500m. uzakta olması gerekir.

                (D)          Tesisin yer aldığı bölgedeki Şans Oyunu Salonu yoğunluğu dikkate alınır ve öncelikle Şans Oyunu Salonu yoğunluğu olmayan bölgelerde ön izin verilir.

                (E)          Ön izin, yalnızca inşaatı filen başlamış olan projelere verilebilir.

Ancak Bafra Turizm Yatırım Bölgesi için yukarıdaki (B) bendi hariç olmak üzere, bu fıkrada belirtilen ön koşullar aranmaz.

                Mevcut tesislerin (elinde mevcut Kumarhane İşletme İmtiyaz İzni olmayan tesise sahip tüzel kişilerin) tadilat projeleri ile Şans Oyunu Salonu Ruhsatı alabilme şartlarına uydurabilmek için Bakanlığa ön izin başvurusunda bulunulması şarttır. Başvurusu Bakanlar Kurulunca kabul edilen bu Yasanın 7’inci maddesinde belirtilen kıstaslara sahip turistik tesis sahibi veya turistik tesisin zilyetliğini elinde bulunduran tüzel kişilere Şans Oyunu Salonu ön izni verilir.

                Turistik tesisleri için Şans Oyunu Salonu ön izni alan tüzel kişiler yıllık Şans Oyunu Salonu Sabit Ruhsat harcının %10’u kadar olan harç miktarını, iznin başlangıç tarihini takip eden bir ay içinde ödemek zorundadır. Tesis ve Şans Oyunu Salonu faaliyete geçinceye kadar bu harç her yıl ödenir. Ancak verilen ön izin, uzatılmaması halinde üç yılın sonunda hitam bulur.

                Yıllık harç miktarını gününde ödemeyen tüzel kişilerin Şans Oyunu Salonu Ön İzinleri iptal edilir.

                Projede öngörülen inkişafın bütününün tamamlanması ve nihai tasvip şahadetnamesinin (final approval) verilmesinden önce ve/veya kısmi tasvip şahadetnamesinin verilmesi ile müracaat sahibi Şans Oyunu Salonu Ruhsatı veya Şans Oyunu Salonu İşletmecilik Ruhsatı almak için başvuramaz ve Şans Oyunu Salonunu faaliyete geçiremez.

[18] Detaylı bilgi için bk.: 2009 Tarihli Şans Oyunları Kanunu m.38, 39 ve 40.

[19] Detaylı bilgi için bk.: 2009 Tarihli Şans Oyunları Kanunu m.15

[20] Birleştirilmiş Yargıtay/Ceza No: 75/2019-32/2020-37/2020-44/2020 (Girne Teminat No: 324/2019 Girne Ceza Dava No: 9452/2019)

[21] Şahbaz İbrahim, Açıklamalı ve İçtihatlı Türk Ceza Kanunu, C. 2, Ankara, Yetkin Yayınevi, 2016 s.26

[22] Nitekim Yargıtay bir kararında özetle “Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçunda uyuşmazlık; sanığın sabıka kaydında yer alan hükümlülüğün, sanık hakkında kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine (5237 Sayılı T.C.K. nın 50. maddesinin 3. fıkrasının uygulanmasına) engel oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesine ilişkindir. Sanığın önceden efrada kötü mumaele suçundan mahkûm olduğu ve “hapis cezasından” çevrilen” “adli para cezasından” ibaret olan cezası, sonradan verilen “bir ay hapis cezasının” 5237 Sayılı T.C.K. nın 50. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tedbire veya adli para cezasına çevrilmesi mecburiyetini ortadan kaldırmayacağından, verilen bir ay hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesi zorunludur.” şeklinde hükme varmıştır. Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2010/2-213, K. 2010/243, T. 30.11.2010 günlü (www.kazanci.com, Erişim Zamanı, 25.05.2023.

[23] 25.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile “Kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın; a) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarını oynatanlar ya da oynanmasına, yer veya imkân sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. b) Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, dört yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. c) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. ç) Kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. d) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamına giren suçlarla bağlantılı olarak, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarının oynanmasına tahsis edilen veya oynanmasında kullanılan ya da suçun konusunu oluşturan eşya ile bu oyunların oynanması için ortaya konulan veya oynanması suretiyle elde edilen her türlü mal varlığı değeri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Bu madde kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Bu madde kapsamına giren suçların işlendiği işyerleri mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından ihtarda bulunmaksızın üç ay süreyle mühürlenerek kapatılır. İş yeri açma ve çalışma ruhsatına sahip işyerlerinin ruhsatları mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine ruhsat vermeye yetkili idare tarafından beş iş günü içinde iptal edilir. Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde düzenlenen suçlar ile 5237 sayılı Kanunun 228 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suç bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun; a) 128 inci maddesinde yer alan taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma, b) 135 inci maddesinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, c) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın 139 uncu maddesinde yer alan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, ç) 140 ıncı maddesinde yer alan teknik araçlarla izleme, tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir.” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

[24] Nitekim Yargıtay bir kararında özetle “Kumar oynatmak suçundan sanık HD’un yapılan yargılaması sonucunda, İnternet aracılığıyla futbol müsabakalarına ait yurt dışı kaynaklı bahis sitelerine ilişkin belirlenen bahis oranlarını gösterir listeler ile para karşılığı satılan jetonlarla sigara kazandıran makine aracılığıyla kumar oynattığı iddiasıyla kamu davası açıldığı ve iddianamedeki nitelendirmeye göre sanığın eyleminin 7258 sayılı Futbol Müsabakalarında Müşterek Bahisler Tertibi Hakkında Kanunun 5. Maddesi ile 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt Ve Benzeri Oyun Alet Ve Makinaları Hakkında Kanunun 2. Maddesine aykırılık olduğu belirlenmiştir” şeklinde hüküm kurmuştur. Yargıtay 2. CD, E. 2006/8940, K. 2006/20821 ve 21.12.2006 günlü, www.kazanci.com, Erişim Zamanı, 08.11.2017.

[25] Artuk Emin/Gökcen Ahmet/Alşahin M.Emin/Çakır Kerim Ceza Hukuku Genel Hükümler, 11. Baskı, Ankara, Adalet Yayınevi  s. 1003-1023

[26]Light, R.: “2005 Kumar Kanunu: Düzenleyici Sınırlama ve Piyasa Kontrolü”, Modern Kanun İncelemesi, Cilt 70, Sayı 4, 2007, s.626-53, 627;  Musevilerce cumartesileri uygulanan kutsal dinlenme gününde kumar oynanmasını yasaklayan 1388 Kanunu’na atıfta bulunmaktadır.

[27]Light, s.626-53.

[28]https://www.legislation.gov.uk/ukpga/2005/19/contents , Erişim Tarihi: 31.03.2023.

[29] İngiliz Kumar Kanunu 28

 (1) Komisyon

(a) Bu Kanuna göre bir suç işlenip işlenmediğini araştırabilir ve

(b) Bu Kanun kapsamındaki bir suçla ilgili olarak cezai takibat başlatabilir.

(2) (1)(a) bendindeki yetki, Komisyon tarafından alınan bilgilere yanıt olarak veya başka bir şekilde kullanılabilir.

(3) Alt bölüm (1)(b), İskoçya’daki davaların kurulmasıyla ilgili olarak geçerli değildir.

[30] https://www.gamblingcommission.gov.uk/licensees-and-businesses/sectors/sector/remote, Erişim Tarihi: 05.04.2023.

[31]Babayiğit, Asra/Çakıcı, Ebru/Çakıcı, Mehmet/Karaaziz, Meryem, s.166.

[32]Koca, Mahmut/Üzülmez, İlhan: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 4. Bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2018, s.749; Külçür, İ.Erdem: Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama, Oniki Levha Yayınevi, 2017, s.137; Öztürk, Bahri/Erdem, M.Ruhan: Uygulamalı Ceza Hukuku ve Güvenlik, Tedbirleri Hukuku, 16. Bası, Seçkin Yayınevi, Ankara 2016 s.67; Özbek, V.Özer/Doğan, Koray/Bacaksız, Tepe: Ceza Muhakemesi Hukuku, 9. Bası, Seçkin Yayınevi, Ankara 2017, s.143.

[33] https://www.mykibris.com/haber/kktc-vatandaslari-ve-25-yasini-doldurmus-ogrencilere-casinolar-serbest-oluyor-20699, Erişim Tarihi: 04.04.2023.

[34] Koca, Mahmut/Üzülmez, İlhan: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 4. Bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2018, s.749; Külçür, İ.Erdem: Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama, Oniki Levha Yayınevi, 2017, s.137;

Diğer Yazılarımız

Hukuki Yayınlarımız

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Kumar

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE KUMAR Özet Kumar, yasa dışı bahis ve şans oyunları Antik Çağ’dan günümüze dek insanlığın ele aldığı bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.